Bağımlılık tedavisinde en kritik aşama, hastane süreci tamamlandıktan sonra başlar. Uzmanlar, tedavi sonrası gündelik hayata uyumun nüks riskini belirleyen en önemli dönem olduğunu söylüyor. Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Hastanede sağlanan izolasyon ortamı, mümkün olduğunca evde de sürdürülmeli. Aksi hâlde dış tetikleyiciler hızla devreye girebilir.” dedi.
HASTANE SÜRECİ ANTRENMAN, GÜNDELİK HAYAT ASIL SINAV!
Ayakta tedavi, psikoterapi ve sosyal desteğin sürekliliği, iyileşmenin kalıcı hâle gelmesini sağlıyor. Çevirir, ailelerin aşırı kontrolcü ya da suçlayıcı tutumlar yerine sakin ve dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca erken uyarı sinyallerinin fark edilmesinin kayma ve nüksün önlenmesinde hayati rol oynadığını vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, bağımlılık tedavisinde hastane sürecinden sonra başlayan gündelik hayata uyum aşamasında nüks riskleri, aile tutumu ve psikoterapinin rolü hakkında bilgi verdi.
ERKEN SORUMLULUK BAĞIMLILIKTAN UZAK KALMAYI GÜÇLENDİRİYOR!
Bağımlılık tedavisinin en zorlu evrelerinden biri, kişinin tedavi sonrasında gündelik hayata yeniden uyum sağlamasıdır. Çevirir, “Bu süreç hem hasta hem de hekim açısından çeşitli güçlükler barındırmakla birlikte tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi. Kişinin davranış örüntüleri ve hastalık farkındalığı bu sürecin seyrini belirleyen temel unsurlar arasında yer alır.
Kişi tedaviyi erteledikçe zihinsel olarak hastalıktan kaçtığını düşünür. Bu durum kısa vadede avantajlı gibi görünse de uzun vadede zararlıdır. Sosyal ilişkilerde yaşanan bozulmalar ve mesleki kayıplar bağımlılığın yarattığı tahribatın göstergesidir.
